« Önceki | Sonraki »

16/4/2006

NBA Street V3

NBA Street V3
Eskiden sadece PC kullanıcısı iken hep özenirdim PlayStation 2'deki basketbol oyunlarına. Çünkü PC kullanıcılarının NBA Live serisinden başka alternatifleri yoktu.

Geçen sene bu dönemlerde aldım PlayStation 2'mi. Yanında da PES3, SSX3, ve NBA Street Vol 2 oyunlarını aldım. Gece gündüz oynadım. Sonunda NBA Live serisine bir alternatif bulmuştum çünkü. Ama aylar geçti, bu oyundan da sıkıldım. Güzeldi ama grafiksel olarak bayağı gerideydi. Bir gün yine PlayStation 2 standında dolaşırken "NBA Ballers" diye bir oyunu gördüm. Onu almalıyım diye düşündüm. NBA Street Vol 2 çok güzel olsa da artık eskimeye başlamıştı. İyi ki PS2'm var diyerek attım oyunu çantaya. Çünkü NBA Ballers da sadece PS2 için çıkmıştı.

Burada açmak istediğim PS2 vs. PC konusu değil. İkisinin de kendine öz, bir diğerine çıkmayan oyunları var. Half Life 2 ve Doom3 hiçbir zaman PlayStation2'a çıkmayacak mesela. Demek istediğim, etrafta çok güzel basketbol oyunları varken, PC kullanıcıları hala NBA Live 2005 oynaması. Ben de senelerce bu sorunları çektim. O yüzden PC kullanıcılarının bu derdini çok iyi anlarım. Çok zor değil aslında oyunu PC'ye de çıkarmak ama yapmıyorlar işte.

Evet, uzun süredir içime dert olan bir yakarışımı dile getirdim. Artık sıra oyunumuzu incelemeye geldi. Konumuz NBA Street Vol 3. PlayStation2'daki şaheserin bir devamı. EA Sprots Big'in yaptığı bu oyunu eğrisi ile doğrusu ile öğrenmek için gözlerimizi dört açıyoruz. Klasik olarak önce ana menüdeki seçeneklere bakacağız, neyin ne olduğunu anlayacağız. Sonra ise, oyunun içine girecek ve eğlencesini, grafiğini, oynanabilirliğini tartışacağız. Hazırsak başlıyoruz.

Hoş olmasına alıştığımız bir açılış videosu izliyoruz öncelikle. Muhteşem hareketlerin de sergilendiği açılış videosunda, esas muhteşem olan ise sessel özellikler. Oyunun müzik puanı yıldızlı beş. Artık Electronic Arts'ın müzik kalitesine alıştık zaten. Aferin EA diyor ve; ana menünün muhteşem tasarımına da bir beş veriyoruz.

Ana menüdeki seçenekler sırasıyla şöyle: Game On, Play It, Play Online, Create Baller, Custumization, Rewards ve Inside V3. Bu seçeneklerden tek tek bahsetmeyeceğim elbette. Bilindik hızlı oyun açmalar, ligler v.s. bunlar. Bu arada adam yaratmak da çok keyifli. Boyunu, gücünü v.s. ayarlayabiliyor olmak çok iyi. Bu arada hatırlamışken oyun memory cardımızda 305kb gibi cüzi bir yer tutuyor. "Bu oyun için değil 305kb, 1mb bile helal olsun!!" seslerini duyar gibiyim :)

Ana menümüze artık geri dönebiliriz. Ana menüde alışık olmadığımız bir seçenek var. Onun içine biraz girmek istiyorum. Inside V3. Bu seçenekte bazı çıkacak oyunların videoları bulunuyor. Bunlar içinde NFL Street 2 ve FIFA Street'in videoları da var. Bunların yanı sıra oyunumuzun açılış videosu, yapımcıları ile yapılan sohbetler gibi videolar da mevcut. "What's over"da ise oyunda yapabileceğimiz özel hareketlerin hangi tuşlarla yapıldığından bahsediliyor. Ana menüde boş boş bekleyince videolar giriyor. Bu videolar içinde çok keyifli maçlar ve süper hareketler görüyoruz. Pick Up seçeneğinde ise istediğiniz 3 oyuncuyu alıp, gösteri maçı yapabiliyorsunuz.

 

Sıra geldi oyunun zorluk seçeneklerine. Standart olarak easy, normal ve hard seviyelerine alışık olan bizler için Got Game, Mad Game ve Legendary seçenekleri ilginç gelebilir ama keşke oyun biraz daha zor olsaydı. Çünkü Got Game seçeneğinde yaptığım ilk maçta 21-10 gibi bir skorla galip geldim. Mad Game de ne yazık ki easy kıvamında bir zorluk seviyesi. Onda da hiç zorlayamıyor maalesef rakip. Son zorluk olan Legendary ise normal seviyesine anca ulaşabiliyor. Oyunun bu kadar basit olması üzücü. Ama oynanıştaki eğlence, müzikler, smaçlar, combolar bunu unutturuyor.

Temsilcilerimiz Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur da oyunda bulunuyor elbette. Grafikler gerçeğe o kadar yakın ki oyuncuları gerçeklerinden ayırt etmek güç. Keşke İbrahim Kutluay takımından sadece bir ay sonra ayrılsaydı da onu da oyunda görebilseydik. Ayrıca Mehmet Okur biraz hantal olmuş nedense. Ağır kalıyor.

Pratice'de alıştırma yaparken dikkatimi çeken bazı unsurlardan bahsetmek istiyorum. Ambulans sesleri, köpek havlamaları, araba sesleri gibi sesler cidden çok iyi. Sokaktan geçen çeşitli araçları da görebilmek bir artı. Sokaklarda bazen tahtadan potalar oluyor. Bu da; çeşitlilik açısından çok iyi düşünülmüş. Oyunda gerçekten alternatifler çok. Gündüz, gece, sokak basketi, basket salonu, tahta pota, normal pota… Bunların hepsi ile tek tek uğraşılmış. Belki olağan ama bu oyuna daha bir yakışmış sanki.Bu arada top sizde iken altınızdaki çemberde bir ışık yanıyor. 2 sayılık kısımlarda hep yeşil yanıyor ve bu da %80-90 sayı anlamını taşıyor. 3 sayılık kısımlar ve orta sahaya yakın kısımlarda sarı ışık yanıyor ve sayı olama şansı azalıyor. Son olarak orta sahanın biraz önü ve orta sahanın tüm geri kısımlarında da kırmızı ışık yanıyor. Burada da sayı olma ihtimali ise çok düşük.

Smaç yarışları, dunk contest modu gibi güzelliklerinin yanında eğlenceli oynanışı ile bu oyun konsol sahipleri tarafından alınmayı kesinlikle hak ediyor. Çevrede sizi izleyen insanlar, sizi izlemeyip de kendi işini görenler ortama ayrı bir gerçeklik katıyor.

Oyunun eksikler yok mu? Elbette var. Öncelikle ufak buglar, yani hatalar mevcut. Bunun yanında basketbolu sevmeyenleri ne kadar oyuna çekebileceği muamma. Türünün hastasını haftalarca, belki de aylarca oyalayacak bu oyun; bu türden hoşlanmayanları 1 haftada sıkar gibime geliyor. Oyunun bir diğer eksisi ise oyuncuların isimlerini maç esnasında yazmaması.

İşte bu ve bunun gibi ufak tefek hatalar, eksikler var. Ama muhteşem grafikler, harika müzikler, birçok alternatif seçenek, güzel oynanabilirlik gibi unsurlar bu eksikleri unutturuyor. Konsol sahibi iseniz ve basketbola biraz olsun ilginiz varsa, bu oyunu kaçırmayın. Şu an için alternatifi yok.




EkleBunu Sosyal Paylaşım Butonu

Yorum yaz! :: Arkadaşına Gönder!

0 yorum yazılmıştır

Kategorilerim

    Arkadaşlarım

    Blogcu ile yapıldı